Köpekler Düşünce Okuyabilirler mi?




Binlerce yıllık evcilleştirmeye rağmen, köpekler insanların ne düşündüğünü anlamakta bir hayli zorlanırlar. İşte bu, köpeklerin dürüst olmayan insanlara güvendiği ve bu yüzden sözde akıl teorisinden yoksun olduğunu gösteren yeni bir çalışmanın sonucudur.


İnsanoğlu hayata akıl teorisiyle başlamaz. Mesela, bir çocuğa sakladığı oyuncağının yerini annesinin bilip bilmediğini sorun: annesinin bu konuda hiçbir fikri olmamasına rağmen çocuk “evet” diyecektir, çünkü her yaptığından annesinin haberdar olduğunu sanır. Çocuk büyüdükçe, annesinin neyi bilip bilmediğini anlamaya başlayacak ve “Hayır, annem oyuncağımı nereye sakladığımı bilmiyor” diyecektir.
 
Diğer canlılardaki akıl teorisini göstermek çok daha zordur. Bir 1978 çalışması, diğer hayvanların niyetlerini sezdiği düşünülen şempanzelerde temel bir akıl teorisi tanımlandığını ortaya koyar. Fakat sonraki çalışmalar bu kadar ikna edici değildir. Yakın zamanlarda, New York City’de bulunan Barnard College’dan Alexandra Horowitz, köpeklerin, fark edildiklerinden emin olduktan sonra diğer köpeklerle oynamaya başladığını keşfeder. İlgi çekmek için hedef köpekleri ısırmaları, aralarındaki ilişkide köpeklerin akıl teorisine sahip olabileceklerini gösterir.
 
Kanada’nın Western Ontario Üniversitesi’nden William Robert ve ekibi, köpeklerin insanlarla ilişkilerindeki akıl teorisini test etmek için 24 farklı köpeği, onlara yardım edecek ve onları yanıltacak insanlarla eşleştirir. Ekip, her bir köpeği bir ağaç kenarına yerleştirir ve belirli bir uzaklığa iki kova yerleştirir; her ikisi de yiyecek gibi kokar fakat yalnız bir tanesinde sosis vardır. Bazen yardımcı kişi, köpeği çağırır ve yiyecek dolu kovayı işaret eder. Kimi zaman da yanıltıcı kişi boş olana yönlendirir. Eğer köpek tuzağa düşerse, yanıltan kişi sosisi yer gibi yapar ki köpek yemek şansını kaybettiğine ikna olsun.
 
225’den fazla deneme gösteriyor ki, köpekler bu sürecin sonunda, güvenilir insanlara %78 ila %96 oranında itaat ederlerken, diğerlerinde bu oran %53 ila %60’lara kadar düşer.
 
Roberts’ın ekibi, köpeklerin insanların düşüncelerini tahmin ettikleri için onlara inanmaktan vazgeçmediklerini, fakat belirli insanları sahte yiyecek ödülüyle eşleştirmeyi öğrendiklerini öne sürer. Yani, köpekler hangi insanın güvenilmez olduğuna karar veremezler, ancak boş kovayı belirli kişilerle eşleştirmeyi öğrenmiş olabilirler.
 
Araştırmacılar, bu fikri test etmek için insan faktörünü ortadan kaldırır ve yerine karton kutular yerleştirir. Örneğin, bazen yiyecek kovasının arkasına siyah bir kutu konulurken bazen de boş kovanın arkasına beyaz olan yerleştirilir. Köpekler, 160’ın üzerinde denemede  %60 oranında doğru kutuya yönelmeyi öğrenirken yanıltıcı olanlara yalnızca %40 yönelmeleri  güvenmemeyi de  öğrendiklerini gösterir.
 
Kutu denemelerindeki oran insanlarla yapılanlardakinden daha düşük olmasına rağmen, aradaki yaklaşık %20’lik fark her iki denemede de hemen hemen aynıdır. Roberts’a göre eğer köpekler doğru akıl teorisine sahip olsalardı, onları yanıltan kişilere güvenmemeyi yanlış kutuları fark etmedeki hızlarından daha çabuk anlarlardı.
 
Budapeşte’deki Eötvös L. Üniversitesi’nden etolojist Ádám Miklósi, köpeklerin insanların ne düşündüğünü hissetmek yerine, çağrışımlara dayandıkları fikrine katılmaktadır. Fakat 1998’den beri köpek davranışlarını inceleyen Miklósi, köpeklerin nasıl düşündüğünü ortaya çıkaracak başka yollar da olabileceğini söyledi. Miklósi, evcil köpek sahiplerinin onların yiyecek aramadaki doğal motivasyonlarını bozmuş olabileceği görüşündedir. Miklósi’ye göre  “araştırmacıların yaklaşımındaki sorun, türlerin sosyal dünyasını dikkate almamalarıdır.”
Çeviren: Esma Varınca
 
Kaynak: Lucas Laursen - ScienceNOW Daily News