KOLAY ÖĞRENMEK İÇİN BEYNİNİZİ UYANDIRIN!

Kolay öğrenmek, kalıcı öğrenmek her bireyin en önemli meselesidir. Öğrenmeyi öğrenmek deyimi ömür boyu süren bir faaliyettir.
Maalesef birçok insan okul biter bitmez öğrenmeyi ve okumayı bir kenara itmektedir. Sanki her şey halledildi ve süper bir beyin sahibi olduk, öğrenmeye de ihtiyaç yok gibi bir durum ortaya çıkıyor. İster bir öğrenci olun ister bir yetişkin, ömrünüzün sonuna kadar öğrenmek zorundasınız. “Beşikten mezara kadar ilim öğrenin.” Ve Yaratıcının ilk emrinin “Oku. Yaratan Rabbinin adıyla oku…” olması düşündürücü değil mi?
Bu günlerde domuz gribi ve GDO’lu gıdalar almış başını gidiyor. Sağlıkla ilgili bu kadar önemli konularda bilgi sahibi olmak zorundasınız. Zaten o kadar çok uyarıcı ile karşılaşıyorsunuz ki, ister istemez öğreniyorsunuz değil mi? Bu işin şakası yok. Mecbursunuz. İşte bu noktada sormak istiyorum: “Bir doktor olmadığınız halde 2-3 gün gibi kısa bir sürede nasıl bu kadar bilgiyi öğrendiniz? Hatta bir uzman havasıyla yorumlarda bulundunuz? Beyin ilgi duyduğu, heyecanlandığı, sevdiği, 5 duyuya seslenen, merak ettiği, öğrenmek zorunda kaldığı bilgileri daha çabuk öğreniyor… Çünkü limbik beyinde bir konunun önemli olup olmadığı mesajı algılanır algılanmaz beyinde bilgiyi alma-kaydetme kapıları ardına kadar açılır. Ve o konuyla ilgili veriler beyin denilen sınırsız bilgi saklama arşivine depolanır. Bir verinin gerekli, önemli ve faydalı uyarısını alan beyniniz orta beyindeki ‘kayıt cihazı’ olarak adlandırabileceğimiz hipokampın çalışmasını sağlar. Hipokampın çalışmasıyla bilgiler üst beyninizde (neo-korteks) kaydedilir. Duyguların merkezi olan orta beyindeki hipokampı ve amigdalayı (anı ve deneyimlerin kaydedildiği bölge) harekete geçirdiğinizde kolay ve kalıcı öğrenmenin yolunu açmış olursunuz. Bunu beyniniz bazen mecburen yapar. Yukarıda ifade ettiğim gibi sağlıkla ilgili hayati bir olayda veya müthiş bir kazayı gözlemlerken duygularınızın %100 işin içinde olması, kalıcı kayıtlar yapmanızı sağlar. Beyniniz uyarılmıştır ve kayıt butonuna basılmıştır.  Bu düğmeye basma veya kayıt cihazının çalışması, okuduğunuz çarpıcı bir yazı ile veya dinlediğiniz bir şiir veya gittiğiniz bir seminerle de gerçekleşebilir. Kolay ve kalıcı öğrenmenin püf noktaları elbet var. Bu kısa satırlarda sadece farkındalık düzeyiniz artıyor. Daha fazla bilgi elde etmek ve uygulamak sizin elinizde. Bir çok kör noktalarınızı tespit edip gerekeni yaptığınızda, beyin gücünüzü maksimum kullanabileceksiniz. Not alma, beyni bilgiye hazırlama, ilgiyi uyandırma, dikkat yeteneğini geliştirme gibi yöntemlerle beraber hafıza tekniklerini de tam anlamıyla öğrendiğinizde kolay öğrenmenin yolunu açmış olursunuz. (Daha detaylı bilgi sahibi olmak istiyorsanız Sisimo Hafıza Teknikleriyle Süper Beyin setimizi inceleyebilirsiniz.) Bu dediklerimin çok az kısmını okullarda öğrenebilirsiniz. Ancak büyük kısmının kişisel çabanız ve gayretiniz ile gerçekleşeceğini bilin. Değişik yayınları takip edin. Beyin, hafıza, zihin, öğrenme yöntem ve tekniklerinin anlatıldığı dergi-kitap gibi materyalleri sürekli izleyin, okuyun ve U-YG-U-L-A-Y-I-N.  Kendine ve beynine yatırım yapan, öğrenmeyi öğrenen bir birey olmanız dileğiyle…
Birkaç dipnot
Bazen yerinizden çıkın ve çalıların arasına da girin, çünkü lezzetli meyveler oradadır. Ferit Delen
Girişimde bulunmaktan korkma gibi tereddütlerimiz bizim içimizdeki ihanet kaynaklarıdır, bunlar başarabileceğimiz birçok iyi şeyi yapmamızı engeller.” Shakespeare
FERİT DELEN

Kaynak: www.gencgelisim.com