İŞE DÜŞKÜNLÜK HASTA EDİYOR

SPOT: İşkolikliğin vücudu çok fazla yıprattığını belirten bilim adamları, 'Bu kişilerin kalp krizi, depresyon ve migren hastalıklarına yakalanma oranının normal insanlara göre daha fazla olduğunu belirtiyor.

SPOT: İşkolikliğin vücudu çok fazla yıprattığını belirten bilim adamları, 'Bu kişilerin kalp krizi, depresyon ve migren hastalıklarına yakalanma oranının normal insanlara göre daha fazla olduğunu belirtiyor.

21'inci yüzyılın yeni hastalığı: 'İşkoliklik', alkol, sigara ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapan 'kötü bir alışkanlık' sayıldı. Alman bilim adamları, iş dünyasının vahşi çarkına kapılıp, kendilerini sürekli baskı altında hissedenleri: Sinir bozukluğu, migren, kalp krizi, sırt ağrıları ve depresyonun beklediğini söyledi. Bremen Üniversitesi'nden Prof. Dr. Holger Heide, 'Kişi, kendisinde sürekli stres ve başarı baskısının arttığını hissederse, bunun bir alarm durumu olduğunu ve sürekli bu durumda kalan kişilerin ise mutlaka hastalanabileceğini belirtti.

Kendinizi kandırmayın

İşkolik'lerin 'devamlı alarm' halinde kalmalarına önem vermeyip 'Ben yaparım, buna alışığım' diyerek kendilerini kandırdığını belirten Prof. Dr. Heide, 'Bu sözler hiçbir fayda getirmez. Zira bu durumu kimse zarar görmeden atlatamaz. İş, hiçbir zaman yaşamın odak noktası olmamalı' diye konuştu.


En iyi tedavi: Sevgi

Kronik işkolikliğin sürmesi durumunda, aile ve arkadaş çevresinin de olumsuz etkileneceğini ifade eden Prof. Heide, 'İşkolik hastalığı'nın en iyi tedavisini de şöyle açıkladı: 'Sevmek, sosyal ilişkiler, yaşamdan zevk almayı bilmek, hobilere zaman ayırmak, iş ile özel yaşam arasındaki dengeyi yakalamak.'

İşkolikliğinizi ölçen test

Üç veya üçten fazla soruya 'Evet' yanıtı veren bireyler, uzmanlara göre 'İşkolik' olarak tanımlanıyor.

İşiniz, sizi ailenizden daha mı fazla heyecanlandırıyor?

Süratle işe atıldığınız ve tekrar bir şeyler yapamadığınız durumlar oluyor mu?

Yatakta, hafta sonunda, tatilde çalışıyor musunuz?

En çok severek konuştuğunuz konu işiniz mi?

Haftada 40 saatten fazla mı çalışıyorsunuz?

Hobilerinizi, para getiren işlere çevirir misiniz?

Yaptığınız işin sonuçlarından kendinizi tam sorumlu mu hissediyorsunuz?

Aileniz ve arkadaşlarınız, sizi dakik olarak beklemekten vaz mı geçti?

'İşler bitmez' diye korkup ilave işleri de üstlenir misiniz?

'Projeler için zaman az' deyip sonra birden bitirmek için acele eder misiniz?

İşinizi severek yaptığınız sürece, uzun süreli çalışmayı 'normal' bulur musunuz?

İşinin dışında, diğer konulara ilgi gösteren kişilere karşı sabırsız mısınız?

İşinizi kaybetmekten veya 'işe yaramaz' denilmesinden korkar mısınız?

Her şey yolunda gitse bile, gelecek için kaygılanır mısınız?

Bazı şeyler bir 'oyun', bir 'şaka' bile olsa, burada da enerjik veya rekabet duygusu ile hareket eder misiniz?

Çevrenizdeki kişiler, sizden işe ara vermenizi veya başka şeyler yapmanızı isterse sinirlenir misiniz?

Yaptığınız fazla mesailer, ailenize veya diğer ilişkilerinize zarar verdi mi?

Uykuya dalarken veya diğerleri konuşurken işinizi mi düşünürsünüz?

Yemek zamanlarında okur musunuz?

                Kaynak: www.gencgelisim.com