Bir Şampiyonun Öyküsü




“Çocukluğumu Sürmene’de bir değ köyünde geçirdim. Bizim köyde şehre inmek bile bir hayaldi. Bütün hayatımı köyde geçireceğimi zannederdim. Hayatımda dilediğim en büyük şey, istediğim kadar kavurma yiyecek kadar paraya sahip olmaktı. Orada biz, köyün güya hali vakti yerinde bir ailesiydik. Hiçbir zaman bırakın İstanbul’u Ankara’yı, Trabzon’a bile gideceğimi düşünmezdim. Köyde iken ortaokula ve liseye gitmeyi bile hayal etmezim. Devlet bursu olmasaydı herhalde üniversiteyi de okumam mümkün olmazdı.”

Sizce bu sözlerin sahibi kim? Türkiye Öğrenci Yerleştirme sınavı şampiyonlarından biri... Bu kişi, girdiği ÖYS’de şampiyon olduktan sonra hayatı değişti. Devletin mali desteği ile Türkiye’de üniversite okudu. Amerika’da master çalışmaları yaptı. Ancak sorunları bu dönemde de devam etti.

“1974’te Türkiye’de döviz sıkıntısı başlayınca burslarımızı zamanında alamadık. Amerika’da 3 gün aç kaldığımı hiç unutamam. Öğrenci yurduna bulaşıkçı olarak girdim.”





Yurt dışı eğitimini tamamladıktan sonra o, “prens” olmuştu. O, patentli bir yazar kasa mucidiydi. O, katma değer vergisini geliştiren kişiydi. O, bir maliye bakanıydı.

Tahmin ettiğiniz gibi kahramanımız, rahmetli Adnan Kahveci’dir. Bu hikaye onun hangi koşullarda nereden nereye geldiğini göstermektedir. O, denedi ve başardı. O başardıysa siz de başarabilirsiniz. Sizi da aynı başarıyı yaşamaktan alıkoyan ne? Sizi durduran kim? Herkes neleri başarırken, siz niçin başaramayasınız?

Bakın Adnan Kahveci “Türkiye’de başarılı olmak” hakkında ne diyor: “Türkiye’de en sevdiğim şey, en fakir çocuğun çalışkan olduğu sürece başarabiliyor ve yükselebiliyor olması. Türkiye’nin hayran olduğum tarafı budur. Kişinin zengin ya da fakir olması önemli değil, kişinin doğudan ya da batıdan olması da önemli değil. Fırsatlar çok şanslı olandan ziyade, çalışkan olanlara yüzünü gösterecektir.”




3 dönemdir uygulanan (yıl 2001, 2005’te değişti dikkat!) ÖSS sistemi AOBP ile okulun ve öğrencinin bireysel başarısını önemli ölçüde dikkate alıyor. Her ne kadar bu sistemin uygulandığı ilk yılda sınava girenler bundan olumsuz etkilenmiş olsalar da bundan sonra okul derslerindeki başarının dikkate alınması, çalışkan öğrencinin lehine bir gelişme olacaktır. Geçen yıl ÖSS’de 10 bininci sıradaki AOBP’si düşük bir öğrencinin 17 bininci hatta 20 bininci sıraya düştüğü görüldü. Bunun yanında AOBP’si yüksek öğrencilerin ÖSS’deki sıralarının çok daha yüksek basamaklara tırmandığı gözlendi.
Bu da şunu gösteriyor: Başarı için tılsımlı anahtar; çalışmak çalışmak çalışmak!

Beyin Gücü Dergisinden
Dahi Beyin Blog