Güzel Bir Gün İçin 10 Eğlenceli Öneri







Pazartesi sendromunda mısınız? Uykunuzu alamadınız ve gününüz kötü mü başladı? Patronunuzla kavga mı ettiniz? Canınızı sıkacak bir haber mi aldınız? O zaman bunları yapın ve gününüze keyif katın:


 1: Fıkra okuyun, paylaşın:
Hepimizi gülümsetecek bir fıkra mutlaka vardır. Canınız sıkkın iken, hemen bir fıkra kitabını ya da bir web sitesini açın ve başlayın okumaya… En çok güldüğünüz fıkrayı da arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın. Tebessüm dolu geri dönüşler alınca keyfiniz mutlaka geri gelecektir.


2: Çiçek alın ama kendinize:
Mutlaka hepimiz, hayatımızda bir kez olsa bile çiçek almışızdır. Ama tüm çiçekleri başkaları için alırız. Ya yeni doğmuş, ya hasta ya da sevdiğimize hoş bir sürpriz için... Peki, hiç kendinize çiçek aldınız mı? İşte bu gün bunu yapın. En sevdiğiniz çiçek ile mutlu edin kendinizi. Sonra da çiçeği çaycınıza, bakkalınıza, güvenlik görevlisine vermeye ne dersiniz? Yüzlerindeki şaşkınlık ve şükran ifadesi tadından yenmez, söylemiş olayım.


3: Su savaşları başlatın:
Suyun bedenimizdeki gerilimi yok ettiği bir gerçek. Hemen kahve bardağınızı ağzına kadar doldurun. Bulacağınız bir pipetle de iş arkadaşlarınıza su savaşı açın. Yıldız savaşları kadar eğlenceli olacağına bahse varım. Tabi işin ucunda biraz ıslanmak da var.



4: Resim çizin:
Resim dersleriniz berbat geçmiş olabilir. Çok kötü resim de çiziyor olabilirsiniz. Hiç mühim değil. Çizebileceğiniz en kötü resmi çizin ve sonra en büyük şekilde çıktısını alın ve duvarınıza asın. Mümkünse basit bir çerçevede yaptırabilirsiniz. Asıl eğlence, gelip geçerken “kim çizmiş bu resmi?” diyenlere Picasso demek.


5: Yardımcı dilencilik yapın:
Malum, artık her köşede bir dilenci var. Dilencilik çok kanıksanmış olsa da dilenci yardımcılığı henüz bilinen bir meslek değil. “O da nasıl oluyor?” derseniz hemen anlatıyorum: Bir dilencinin yanı başında durup: “Allah rızası için dilenci beye bir sadaka!” diyorsunuz.  Garip garip bakanlara da açıklamayı ihmal etmeyin lütfen: “Efendim ben dilenci beyin yardımcısıyım.”


6: Parka gidip oynayın:
Hep çoluk çocuk oynayacak değil ya, bazen parklar bizim olmalı. Hemen kaçın bulunduğunuz yerden, doğru bir oyun parkına. Salıncağa binin, kaydıraktan kayın, sonra da bir gazoz açın tadını çıkarın. Dünya park olsun sana, gönlünce oyna!



7: Komik bir video seyredin:
Bazen en sıkıntılı zamanlarda 10 dakika komik video seyretmenin yerini hiç bir şey tutmaz. Komedyenlerin videoları, kamera şakaları, komik videolarla bir coşun, bir gülün, bir kahkaha atın. Bakın keyfiniz nasıl da “şıp” diye yerine gelecek.


8: Uçak mesajı yolla:
Herhalde kâğıttan uçak yapmayı bilmeyenimiz yok. Bilmeyen için internette bir sürü anlatımlı site var. Zaten çok kolay... Hemen işe koyulalım, zira gönderilecek birçok mesajımız var. Uçakları yaptıktan sonra etrafımızdaki arkadaşlara doğru uçurmaya başlayabiliriz. Tabi ki üzerine mesajlar yazarak: “Bu gün harikasın.” , “Elbisene bayıldım.” , “Hadi bana kahve ısmarla.”. Tabi bunu pencereden gelip geçen kalabalığın üzerinde de deneyebilirsin. Sonuçlar kesinlikle harika...


9: Eski bir dostu tadın:
Bu da nasıl olacak dersen, merak etme “arkadaşlarını ye” demiyorum. Eskiden sevdiğin çikolata, şeker ya da atıştırmalık bir şeyler mutlaka vardır. Hele çocukluktan kalan tadlara doyum olmaz. İşte onlardan birini bulmak için fırlayın bakkala, markete, sonra da oturup bir köşeye eski dostunuzla bol bol hasret giderin. Güzel anıları yad edin birlikte.




10: Evrene bir gülücük borç ver:
Ne kadar gülümsersen o kadar da sana gülümsenir. Bunu unutma! O yüzden canın sıkkın da olsa şimdi evrene bol bol borç ver, gülümse, gülümse. Bir gün karşına güzel bir çocuğun, candan bir dostun, sevgi dolu bir sevenin tebessümü olarak mutlaka çıkacaktır bu gülümsemelerin. Ne duruyorsun?
  

Adem Özbay