MUHTEŞEM KONTROL MEKANİZMAMIZ: BEYİN

“Davranışlarımız içinde bulunduğumuz durumların sonucudur.” Bu cümle, esasında bizlerin içinde bulunduğu psikolojik durumun anahtarını oluşturuyor. Durumlarımızı oluşturan şeyler, düşüncelerimizdir. Düşüncelerimiz sonucunda, içinde bulunduğumuz duruma geçiyoruz. Nasıl mı?

Öfkeli bir anınızı düşünün. Ve şimdi gözlerinizi kapatıp o zamana gidin. O zamanı tüm ayrıntıları ile yaşamaya başlayın. Fakat o düşündüğünüz zaman içinde çok fazla kalmayın. Sadece geçmişte çok öfkelendiğiniz durumu düşündükten sonraki psikolojik durumunuzun tahlilini isteyeceğim sizden. Gözlerinizi tekrar açtığınızda suratınızdaki o ifadeyi aynaya bakıp görmelisiniz. Düşüncelerinizin içinde bulunduğu durumu ne kadar etkilediğini fark edeceksiniz.

Şimdi de çok mutlu olduğunuz bir zamana gidelim. Gözlerinizi kapatın ve geçmişteki o zamanı düşünmeye başlayın. Sizi mutlu eden şey ne idi? Kimler vardı orada. Neredeydiniz? Mutlu olduğunuzda bunu ilk kiminle paylaşmıştınız? Bunun gibi daha birçok düşünceyi tam olarak beyninizde netleştirin. O zamanı tüm ayrıntıları ile yaşayın. Bu süreç bittiğinde gözlerinizi yavaşça açın ve gerçek dünyaya geri dönün. Yanınızda bir ayna varsa kendinize bakın. Öfkeli zamanınızdan sonraki an ile şimdiki an arasındaki farkları eminim sizlerde çok iyi göreceksiniz.

Hayatımızın her anı bu şekilde geçmektedir. Yaşadığınız bir olay karşısındaki duygularınız hemen davranışa dönüşmekte ve ona göre eyleme geçmektesiniz. Sonuçta kontrolün sizde olduğunu hatırlatmak isterim. Bir olaya çok sinirlendiniz ve adeta kendinizi kontrol edemeyecek bir moddasınız. Kendinizi kontrol edemeyecek mod durumu dahi sizin kontrolünüzde olan bir şeydir. Bu beden ve ruh sizin ise kontrol de size aittir. Onun için öfke ve stres durumunu iyi ayarlamak gerekir. Ufak şeyleri dert ederek hayatı kendimize çekilmez kılmaya hiç gerek yok. Peki, tüm bunların kontrol mekanizması neresi? Cevap gayet net: Beynimiz.

Beynimiz bizim davranış durumlarımızı kontrol eden muhteşem bir mekanizmadır. Beynin muhteşem gücünü sonuna kadar kullanın. İçinden en çıkılmaz durumlarda dahi bu harikulade mekanizmanın vasıtası ile kurtulacağız. Hala birçok gizemi çözülemeyen beynimiz problem çözmek için, tam performans kullanılmak için sizin harekete geçmenizi bekliyor. Bu arada onu ne kadar kullanırsanız kullanın, beyin yorulmaz. Yorulan beyinle birlikte çalışan diğer organlardır. Örneğin; saatlerce kitap okuma sonucu beynim yoruldu gibi sözler doğru değildir. Yorulan gözdür ama biz bunun faturasını beyne kesmekteyiz.

Çalışmanın dünyasında uykuya dalacak gelişim yolcuları! Muhteşem beyinleriniz inanılmaz bir performans ile çalışmak için sizlerin harekete geçmesini bekliyor. Daha fazla bekletmeden bu kontrol mekanizmasını süper bir şekilde kullanmaya devam edelim diyorum. Gelişimle kalın…
Hakan BİROL
www.hakanbirol.com
 

Kaynak: www.gencgelisim.com