Zamanın Sonu
adlı kitabında Krishnamurti şunları söylemişti:
İnsanoğlu
kendisini bitmez tükenmez bir ayrıma, çatışmaya ve yıkıma götüren yanlış bir
yöne sapmış olabilir mi? (…)İnsandaki çatışmanın kaynağı, kişinin aslında
psişik düzeyde ne olduğu gerçeğiyle yüzleşememesi ve bunun sonucunda bir şey
olması gerektiği yanılsamasına kapılması mıdır? (…) İnsanoğlu köklü bir değişim
geçirebilir, ama bunun için kendi sınırlı ve kişisel çıkarlarından sıyrılıp
evrensele uzanması ve sonunda düşüncenin, zamanın, hatta boşluğun ötesindeki
bir temelden kaynaklanan şefkatin, sevginin ve zekanın saflığına ulaşması
gerekecektir.
Phillip
Mountrose (Dağgülü), EFT (Duygusal Özgürlük Teknikleri) ile ilgili kitabında
kimliğimiz ve özdeşleşmelerimizle ilgili olarak, kimlik ya da kendimiz olma
duygumuzu, çeşitli yönlerimizin ve yansıtmak istediğimiz imajlarımızın
şekillendirdiğini belirtir. Şu örnekleri verir:
"Birçok
insan kendisini 'Ben bir yöneticiyim' gibi sözler söyleyerek, meslekleri ile
özdeşleştirir. Böyle durumlarda, bu yöneticilik pozisyonundan uzaklaştırılmak,
gelir kaybından daha derin sorunlar oluşturur. Kişi 'kendisini algılama
biçimini' kaybeder.
Ebeveynler
genellikle kendilerini 'Ben Ayşe'nin annesiyim' gibi ifadelerle, çocuklarıyla
özdeşleştirirler. Çocukları ileriki yıllarda yanlarından ayrıldığında,
ebeveynlerin 'kendileri olma duygusu' da onlarla birlikte gidebilir.
Bazı kadınlar
kendilerini 'Ben Ali'nin karısıyım' gibi sözlerle, eşleri ile özdeşleştirirler.
Eğer kocası ölürse, kadın tekrar 'kendisinin gerçekte kim olduğunu' incelemek
zorunda kalabilir.
Bazı insanlar
kendilerini araba, elbise, mücevher gibi servetleriyle özdeşleştirebilirler.
Böyle durumlarda bu varlıkların kaybedilmesi, yakın bir arkadaşın kaybedilmesi
kadar önemlidir.
Bir insan bir
başka insana ya da bir şeye 'kendi kimliği için' ne kadar çok bağlanırsa,
potansiyelindeki kayıp o kadar çok olur. Her durumda, büyük üzüntü yaşanılan
ayrılık deneyimleri, yanlış özdeşleştirmelerimiz ve birine bağımlı olma
ihtiyacımızın yerini Gerçek Kimliğimizin daha derinden duyulması hissinin
alması için bir fırsat olarak görülmelidirler."
Transpersonal ya
da Kişilik Ötesi psikolojiye göre;
farkındalık
kendisini bir zihinsel içerik ile kimliklendirdiğinde, bu zihinsel içerik bütün diğer zihinsel
kapsamın ve deneyimlerin görülmesini belirleyen, anlaşılmasını belirleyen
bağlam haline gelir. İçerik bağlam olur ve diğer içerikleri yorumlar. Toplumun
etkisi gerçekliğin farkındalığını peçe gibi örter.
Deneyimler,
toplumsal olarak koşullanmış bu filtrelerden geçmeden farkındalığa ulaşamaz.
Belki egodan
öteye yol vardır. (Path Beyond Ego)
NLP İle Ruhsal Gelişim/Cengiz Erengil/Akis Kitap
Dahi Beyin Blog

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder