Peygamberlerden İletişim Dersleri



 
İletişim, dinleme, tepki verme, coşku, empati ve karşılıklı olarak düşünceleri anlamaktan oluşan bir sanattır. İletişim, bilginin, fikirlerin, duyguların, becerilerin, simgeler kullanılarak iletilmesidir. İnsanın kendini sosyal bir varlık olarak ifade etmesi için iletişim zorunludur. İnsan, çevresi ile iletişim kurarak yaşar. Onun her davranışı, konuşması, susması, duruşu ve oturma biçimi, kendini ifade etmesi; yani çevresine mesaj iletmesidir. İletişim kurmaktaki asıl amaç, anlaşılabilir mesajların gönderilmesi ve karşı tarafın tutum ve davranışlarında değişiklik yapmaktadır.
Peygamberler, dünya kurulduğundan bu yana insanlığa iyiyi, doğruyu, güzeli, hakikati, ahlâkı, çalışmayı, sabrı, tevekkülü ve daha birçok erdemin yanında asıl gaye olan, Hakk’ın insanlara olan mesajlarını anlatan, onları etkileyen, harekete geçiren, eğiten, yol gösteren ve yaşadığımız hayattan sonsuzluğa uzanan süreçte daima doğru yol üzere insanlığa ışık tutan, Allah tarafından görevlendirilmiş yüce rehberlerdir. Hz. Âdem ile başlayan, sürekli bir tekâmül sürecinden geçen ve Hz. Muhammed (s.a.v.) ile olgunlaşarak en mütekâmil kıvamına kavuşan peygamberlik vasıfları, insanlara, hayatlarının tüm safhalarında örnek olacak birçok örnek işareti barındırır bünyesinde…
Peygamberler aynı zamanda liderdir, yöneticidir, öğretmendir, komutandır, rehberdir, aile reisidir, babadır, dededir, eştir… Her şeyden önce onlar bizim gibi birer insandırlar… Böyle olmalı ki, insanlarla içi içe yaşasın ve davranışlarıyla, söylemleriyle, üstün özellikleriyle insanlara örnek olsunlar… Bu yazımızda biz bu vasıflardan “iletişim” özelliklerini incelemek amacındayız peygamberler hakkında…
Her şeyden önce bütün peygamberlerin ortak vasıfları vardır. Önce onları ele alalım ve ardından, peygamberlerin yaşantılarından damıtılmış iletişim derslerini sıralayalım:
·         Sıdk: Her zaman,her şartta doğru olmak,doğruyu söylemek
·         Emânet: Bireysel olduğu kadar, herhangi bir nesne için, kendilerine emânet edilen her şeyi güvenilir bir şekilde, sahibine teslim edilinceye kadar muhâfaza etmek.
·         Fetânet: Yüksek zekâ potansiyeliyle birlikte bu potansiyelini insanların faydasına  kullanmak,uyanık olmak ve ileriyi görerek ona göre kalıcı çözümler bulmak.
·         İsmet: Yüksek ahlâklı olup,günahlardan arınmış bir kişiliğe sahip olmak
·         Tebliğ: İlahi mesajları açık, seçik ve değiştirmeden, olduğu gibi insanlara anlatmak, öğretmek.

İletişimin olabilmesi için, onu oluşturan öğelerin de bilinmesi icap eder. Bunlar sırasıyla :
·         Kaynak (verici) : Hitap eden kişi
·         Alıcı (hedef) :Dinleyiciler
·         Mesaj (bilgi, haber) : Anlatılmak istenen asıl şey,ana fikir
·         Kanal (araç) : Mesajın açık bir biçimde anlaşılabilmesi için, liderin kullandığı çeşitli araç-gereç ya da beden dili uygulamaları
·         Kod: Mesajın algılanabilecek şekilde sembolize edilmesi
·         Filtre (algı) : Bilinç-bilinçaltı sınırındaki algı filtrelerinin, insanların beklentileri,inançları ile çelişmeyecek şekilde açılarak, mesajın en etkin bir şekilde algılanması
·         Dönüt (Geribildirim): Verilmek istenen mesajın, karşı tarafta , verilmek istendiği şekilde alınıp alınmadığının tespit edilmesi

Bugün kişisel gelişim literatüründe sıkça geçen iletişim faktörü, demek ki yüzyıllardır peygamberler tarafından kullanılan bir yetenek-teknik olgusuydu. Şimdi sözü fazla uzatmadan bakalım, peygamberlerin etkili iletişimlerinden çıkarabileceğiz dersler nedir, bir görelim :

·         İnsanlara verilmek istenen mesaj açık ve anlaşılır bir şekilde ifade edilmelidir. Anlaşılamayan söz, deyim ve mimiklerden oluşan mesajlar algılanamayacak ve iletişim sağlanmayacaktır.
·         Verilmek istenen mesaj, doğrudan kişiye ya da kişilere yönelerek, onlara bakarak, yüz yüze bir şekilde iletilmelidir. Mesaj, kaynaktan alıcıya ulaşıncaya kadar değişik kişi ve kademelerden geçebilir. Yüz yüze olmayan iletişim bu tür mesajlara dayanır. Bu durumda asıl mesaj anlamının dışında algılanır. Çocukların oynadığı kulaktan kulağa oyununu hatırlayınız.
·         Zamanlamaya dikkat edilmelidir.Tam zamanında verilen mesaj etkili olur.
·         Dinleyicilerin (alıcıların) kültürel, eğitimsel seviyelerine uygun düzeyde verilen mesajlar etkili olur.
·         Mesajın etkili olabilmesi için, alıcının bu iletişime karşı arzulu olması gerekir. Dinleyicinin, kaynak kişiye karşı tüm alıcılarını kapatması durumunda, önyargıların da etkisiyle etkili bir iletişim sağlanamayacak ve belki de hiçbir şekilde iletişim gerçekleşmeyecektir. Bu bakımdan lider, iletişimi sağlayabilmek için kişilerde arzu uyandırmalı, dinlemeye, anlamaya motive edici şartları hazırlamalıdır.
·         Alıcıların, mesaj veren lideri kabullenmesi, sevmesi, ona inanması ve güvenmesi gereklidir. Lider bu ortamı sağlayan kişidir.
·         İletişimin sağlanarak, mesajın karşı taraftan alınıp alınmadığını anlayabilmek için karşılıklı sorular sorulmalıdır (geri dönüt).
·         Maksadı en açık bir şekilde ifade edecek veciz sözler kullanılmalıdır.
·         Sözü uzatmadan, dolaştırmadan asıl ana fikir dile getirilmelidir.
·         Sönük, donuk, düz bir ses tonu ile değil, beden dilini, jest ve mimikleri etkin bir şekilde kullanarak, anlatılmak istenen şey, en açık bir şekilde ifade edilmelidir.
·         Mantığa hitap edildiği kadar duygulara da hitap edilmeli, insanları coşturabilmelidir.
·         Fonetik (ses bilgisi) kurallarına uyarak konuşmalı, harfleri yutmadan, telaffuz edilmesi gereken şekliyle seslendirmelidir.
·         Fazlaca teknik terim kullanmadan, sâde ve anlaşılır konuşulmalıdır.
·         Ortama uygun, düzenli ve temiz bir giyim, insanların sizi dinlemesinde oldukça etkilidir.
·         Ses tonu, anlatılan şeyin özelliğine göre dalgalanabilmeli ve böylece monoton ve sıkıcı bir konuşma ortamının oluşması engellenmelidir.
·         İnsanlara kızmadan, sesi gereksiz yere yükseltmeden, tatlı dil ile konuşulmalıdır..
·         İnsanların hatalarını yüzüne vurmadan, doğrudan suçlamadan, genel örneklerle, metaforlarla durum açıklığa kavuşturulmalıdır.
·         Dinleyenlere değerli olduklarını hissettirilmelidir.
·         Dengeli bir mizah her zaman işe yarar.
·         Tek kişiye, tek noktaya değil, dinleyenlerin geneline, hatta farklı dinleyicilerin gözlerine belirli aralıklarla bakılarak mesaj verilmeye çalışıldığında, kişiler kendilerine değer verildiğini hissederek mesaja daha iyi odaklanırlar.
·         Lider, anlattığı şeylere önce kendi inanmalı ve yaşadıklarından, yaptıklarından örnek ve öğütler derlemelidir.Böyle olunca verilen mesaj daha etkili olur..
·         Hazırcevap ve nüktedan olmak, iletişimi etkin kılar.
·         Muhatap olunan dinleyici kitlesi iyi tanınmalıdır.
·         Kekelemeden, bocalamadan, bir yerden okumadan, irticâlen konuşmalıdır.
·         Hızlı ve peş peşe değil, en uygun ritimde konuşulmalıdır.
·         Konuşma gereksiz bir şekilde uzatılarak insanlar sıkılmamalıdır. Aksi halde verilmek istenen mesajdan uzaklaşılır ve iletişim eksik kalır.
·         Muhataplar arasında ayırım yapmamalı ve  eşit davranmalıdır.
·         Olumlu ve pozitif enerji yayabilmelidir. (İnsan kendisi olumlu biriyse olabilir bu ancak…)
·         Saygılı, içten, empatik ve dürüst olunmalı, saydamlık ve somutluk ilkelerine uyulmalıdır.
·         Karşı taraf dinlenirken, sözü kesmeden dinlenilmeli, anlatılmak isteneni anlamaya çalışmalı, anlatılanın altındaki duyguyu yakalayabilmeli ve dürüst olarak dinlenilmelidir.
·         Karşı taraf dinlenirken, konuşanın yüzüne bakılmalı, başka şeylerle uğraşılmamalı, beden olarak ona yönelmelidir.
·         Tebessümle anlatma ya da dinlemek etkilidir.
·         Anlatan kişiye ilgi gösterilmelidir.
·         İnsanlara ismiyle hitap etmek etkilidir.
·         Konuşmak, konuşturmak ve dinlemek gerekir.
·         Takdir ve teşvik etmek, iletişimi güçlendirir.



Selçuk ALKAN – selcukalk@hotmail.com