Dürüstlüğünü Yitiren Makine: TELEVİZYON





*Televizyon izlerken kendinizi unutmayın!

Televizyonun geçmişi pek fazla olmamasına rağmen, son yıllarda belki hayatımızdaki vazgeçilemeyenler listesine girmiş durumda. Fakat televizyonun bize kattığı ve bizden aldığı değerleri tam olarak kavrayamıyoruz. Çünkü televizyon denilen kitle iletişim aracı, bize sadece bir eğlence aracı gibi yansıtılıyor. Halbuki televizyon yayıncılar tarafından bir beyin yıkama makinesi haline getirilmiş durumda. Peki bu durumun sebebi ne? Neden yayıncılar bizim kendileri gibi düşünmemizi istiyor? İnsanlar bunu neden algılamada güçlük çekiyor? Televizyon hiç bir zaman mı doğru bir amaçla kullanılmıyor?

Hayatta insanların kafalarında belli bir düşünce yapısı oluşur ve her lider özelliği gösteren insan bu düşüncesini diğer insanlara benimsetmek ister. Bu sebeple ki bazı materyalleri amacına ulaşmak için kullanır. Bunlardan günümüzde en etkililerinden bir belki de en etkilisi televizyondur. İnsan göreceliği her zaman diğerlerine göre daha çok benimsemiştir belki bunun nedeni göreceliğin hafızada kalıcılığı sağlamasıdır. Tabi ki hafızamızda her zaman sadece yararlı bilgiler kalıcı olmuyor aynı zamanda bize yarar sağlamayan boş bilgilerde hafızamızda yer edebiliyor. Bunu engellemenin en güzel ve en mantıklı yoluysa yine bizden geçiyor. Biz neyin ne kadar yararlı ne kadar zararlı olduğunu anlayabilecek bir düşünce yapısına sahibiz. Bunu kullanmayı bilmemiz gerek.

Televizyon denilince genellikle ilk akla diziler gelir sonrasında akla gelenler haberler, spor programları, belgeseller... En basitinden herhangi bir diziyi ele alalım. Kişi diziyi sadece eğlence amaçlı izler kendini oradaki insanların yerine koyarak empati kurar ve zevk alır ancak bu durum bizim toplumumuzun yapı taşı olan ailemize kadar etkileyebilmektedir. Neden mi? Çünkü bir dizilerde genellikle toplumdan farklı aile yapıları işlenir. Bunun sebebiyse ilk olarak reyting, standart aile yapılarını kimse izlemek istemez, kişi zaten o aile yapısını kendi yaşantısından bilmektedir ve farklı aile yapılarını görmek istemektedir. Bu dizi izlendiği zaman dizideki aile yapısı farklı olduğundan bazen kişilere cazip gelebilir ve ona karşı bir özenti başlar. Dizideki karakteri kendi hayatına yansıtmaya çalışırken aile yapımızı da bozar. İkinci olaraksa toplumumuzun gelişmesini engellemek isteyen güçlerdir. Peki neden böyle bir yola başvuruyorlar? Çünkü diziler yukarıda da bahsettiğim gibi aile yapımızı etkilediğinden ve aileler toplumu oluşturduğundan dolayı ailede bozulmanın toplumda bozulma olduğunu bildikleri için böyle bir yola başvuruluyor. Bizde bunu fark edemediğimiz için çok kolay bir biçimde etkileniyor, böyle basit bir oyuna kanıyoruz. Sadece diziler mi böyle? Tabi ki de hayır. Televizyonun her programında bu oyun oynanmaktadır. Bizim üstümüze düşen ya böyle oyunlara hiç girmemek yani televizyon izlememek ya da izlediğimiz programları akıl süzgecinden geçirerek zihnimizde yer vermektir.

Televizyon da hiç mi doğru bir program yok? Tabi ki de var ancak gün geçtikçe sayılarında azalma gözlemlenmektedir. Dolayısıyla televizyon gün geçtikçe dürüstlüğünü yitirmekte ve olayları objektif değil de kendi penceresinden yansıtmaktadır.



Alihan Çayırpınar